ucurtma-avcisi_14266

Uçurtma Avcısı

En son ne zaman bir kitabın sayfalarını çevirirken gözyaşlarınızı tutamadınız?
En son ne zaman haksızlığa uğrayan bir insan için ağladınız?
En son ne zaman çok yakınınızda ,belki de gözünüzün önünde işlenen vahşete hem tanıklık edip hem de sessiz kaldınız?

Bugün bir blog sayfasını okurken gözüme takıldı, belkide bu zamana kadar okuduğum kitaplar arasında beni en çok etkileyen kitap “Uçurtma Avcısı”, benimde sayfamda olması gerekiyor diye düşündüm, aslında birkaç kez aklıma gelsene elim klavyeye gitmemişti. Bu akşamı biraz bloğa ayıralım. Uçurtma Avcısı hakkında da çok konuşmaya gerek yok aslında, yazarı Khaled Hosseini (Halit Hüseyni), yüzlerce güzel yorum bulmak mümkün kitap hakkında…

Çocuklar boyama kitabı değildir, onları en sevdiğin renge boyayamazsın! 

Kitaba başlarken hiç gözlerimden yaş geleceğini düşünmemiş, içimin böylesine yanacağını hissetmemiştim. Hikaye baştan sona kadar zengin bir çocuk ve onun evinde hizmet eden ailenin çocuğu arasında geçiyor. Alıştığımız klasik hikayelerin dışında, birbirine bu kadar yakın ama bir o kadarda uzak iki çocuk bahsettiğimiz.  Emir, varlıklı peştun bir ailenin oğlu. Hasan ise o aileye hizmet eden ailenin oğlu, o bir hazara. Aynı memeden süt içen fakat asla kardeş olmayan, dost gibi yaşayan ama hiç dost olamayan Hasan ve Emir’in hikayesi. Hikaye baştan sona Emir’in gözüyle anlatılıyor. Aslında başından sonuna aklınızda kalacak tek şey ihanet, sonrasında ise beklemediğiniz şekilde gerçekleşecek olaylar.

 İlkokul birinci sınıf kitabımı bile okuyamayan Hasan, beni rahat rahat okuyordu. 

Kitap o kadar akıcı ki hiç yaşamadığınız görmediğiniz o farklı kültürün içerisinde hiç yabancılık çekmiyorsunuz. Sayfaları okurken her ayrıntıyı gözünüzün önünde canlanıyor. Ve acı gerçek Afganistan, aklınca devrim yapan yobazlar ve sapkınlıklarını ortaya koymuş kitap. Oradaki yaşamı düşündükçe tekrar tekrar savaşlara lanet ediyorsunuz.

Kitap hakkında fazla bilgi vermeye gerek yok, okuyupta beğenmemek gibi bir şansınız zaten yok :)

 

 Kitabı bitirdiğimde mutlumuydum, hüzünlümüydüm bilemedim . Sonrasında yaptığım ilk iş kitabın filmini izlemek oldu, sanırım kitabı kapattıktan sonra 10 dakika içerisinde filmi indirdim ve hemen izlemeye başladım.  Kitap sonrası hemen filmi izlemek güzel geldi ancak her zamanki klasik “Film kitabın yerini tutmuyor”. Bazı sahneler eksik, bazı sahneler kitaptaki duyguyu veremiyor ancak yinede filmi de izlemenizi tavsiye ederim.

 Tek bir günah vardır, o da hırsızlıktır.
Diğer tüm günahlar onun türevleridir.
Bir adamı öldürürsen, bir hayat çalarsın.
Karısının onun üzerindeki hakkını,
Çocukların babaları üzerindeki hakkını da.
Yalan söylersen, birinin doğruluk üzerindeki hakkını çalarsın.
Hırsızlıktan daha tiksindirici bişey yoktur…  

Çok abarttın diyenler elbet olacaktır ama okuduğunuzda bana hak vereceksiniz, ve sonrasında aklınızdan çıkmayacak olan o cümle…

  • “Senin için bin tane olsa yakalarım”