Görmezden gelmek…

Hemen başında belirteyim bugün paylaştığım “Bu yazının sonunda elinize geçen sadece portreniz değil…” başlıklı yazımı okumadıysanız bundan sonrasına devam etmeyin ve videoyu izlemeyin. Öncelikle buraya tıklayarak o yazımı okuyun ve sonra tekrar devam edin 🙂

 

Zordur eminim engelli olmak, yaşamak ve topluma ayak uydurmaya çalışmak. Hele normal insanların bile günlük yaşantısında bir çok sıkıntılar çektiği İstanbul gibi bir büyük şehirde . Düşünsenize Zincirlikuyu’da tekerlikli sandalye ile metrobüse binmeye çalıştığınızı, görmediğinizi ve Mecidiyeköy’de trafikte karşıdan karşıya geçmeye çalıştığınızı.

Aslında bizde günlük,okul,iş hayatımızda bir çok kez karşılaşıyoruz ancak başlıkta dediğim gibi görmezden geliyoruz. Var olduklarını biliyoruz ancak bu hayatı ortak yaşamak için bir girişimde bulunmuyoruz. En basiti metrobüslerin ortakapısından sadece engelliler geçse, trafik ışıklarında engelliler için karşıya geçmek istiyorum butonuna basılsa ve basıldığı anda hemen o ışık yansa ve sesli uyarsa. Kaç kişi ister sizce bu kuralları? Kaç kişi uyar sizce bunlara? 10 dakikada 10 kere kırmızı ışığa yakalanan sürücü olduğunuzu düşünün, işe yada okula yetişmek zorundasınız ve metrobüsün orta engelli kapısı boş ve kimsenin metrobüse girmediği düşünün, bir süre sonra o kapıda normal kullanıma açılmayacakmıdır? Ben yaşarım demeyin bence, çünkü sadece senle benle olmuyor ve ben buna hazır bir toplum olduğumuza inanmıyorum. En basiti yaşanan bir örneği vereyim size, Taksim’ e gittiğinizde metro dan indiğinizde engelliler, yaşlılar ve hamileler için kullanılan asansöre bir bakın, önünde sıra var ve kimler kullanıyor?

Kısaca bizim toplumumuzda en büyük engelliler bence eğitemediğimiz bu kişiler…

Aşağıda paylaşacağım video da güzel bir spot aslında, moda endüstrisin de engellilerin görmezden gelindiğini ve onlarında bizlerle birlikte bu ihtiyaçları olduğunu hatırlatmak istenmiş. Engeliler ile birlikte güzel bir video ya imza atılmış. Fazla uzatmadan sizi video ile başbaşa bırakayım…